|
Biyoloji süratle gelişirken rüyaları bilinç altındaki beyin olaylarına bağladı.
Ne var ki, rüyaların zamanı aşan farklılıkları kimsenin gözünden kaçmış
değildir. İstisna denerek uzun süre konuya ters açıdan bakıldı. Ünlü bir bilim
adamı "Fizik ve Biyolojide istisna olmaz. Tek bir olayın bile açıklanması
gerekir." hükmü ile metafizik olaylara bilimsel bir kapı ayarladı. Rüyalar
metafizik bir olaydır. İç dünyamızdan doğar. Zaman ötesi nitelikleri ile
birlikte bilinç altına yansıyarak bize ulaşır. Bu arada bilincin ve şuur altının
şekillenme ve fotoğraflarına bürünür. Zaten eski psikiyatrislerin rüyaları
bilinç altı diye nitelendirmesi onların bu özelliklerinden gelir. Hatta iç
dünyadan gelen rüya olayının bilinç altında doğmaz. İçimizdeki ben den bize
gelen mesajlardır. Bunun önemli delilleri vardır.
1. Rüyalar çok kısa sürede görülür. Uyandığımız zaman 15 - 20 dakika
anlattığımız rüya bilimsel olarak ispatlanmıştır ki, bir kaç saniyede
görülmüştür. İç dünyadaki kişiliğimizin madde ötesi olması sebebi ile rüyalarda
zaman ötesinde ceyran eder. Birkaç saniyelik süre rüyanın şuur altına, oradan
bilince geçmesi süresidir. Yoksa rüyada zaman sıfırdır.
2. Rüyalarda bir iç spiker vardır. Gördüğümüz bir rüyayı anlatırken "Bir şehre
gitmiştim. Orası filanca şehirmiş. Bir kimse gördüm o filanca imiş." dediğimiz
zaman bu bilgiyi bize birinin görünmeden söylediğini fark ederiz. İşte bu spiker
iç dünyamızdaki ben, asıl kişiliğimizdir.
3. Rüyalar bazen açıkça bazen üstü kapalı olaylara bürünmüş olarak geleceği
haber vermektedir. Bilim tarihinde ve günlük hayatımızda geleceği olduğu gibi
gösteren rüyalara sık rastlanmıştır. Bilim tarihine geçen bu tarz ünlü bir rüya
Abraham Linkol' ün rüyasıdır.
Bazı rüyalar açık değildir şekillere bürünmüş gizlenmiştir. Bu rüyanın şuur
altından geçerken aldığı fotoğraflardan meydana gelen karışık bir şekildir. Rüya
yorumu bu karışık şekillerin analizi anlamını taşımaktadır. Gelecekten haber
veren içimizdeki öz varlığımız, ölümsüz olan madde ötesi yanımızdır.
|